|
PSAKD yöneticisi Zeynep Yıldırım gözaltına alındı. |
|
Basına ve Kamuoyuna ;
Siyasi iktidarın toplumsal muhalefeti susturmaya, yok etmeye ve halka korku salmaya yönelik baskı ve zor uygulamaları devam etmektedir. AKP, farklı toplumsal kesimlere uyguladığı operasyonlarda, bazı başkaca toplumsal muhalefet odaklarının zımni onayını alarak başarılı olmaktadır. 24 Ocak 2011 günü sabah saat 05.00 sularında Küçükarmutlu mahallesinde, kentsel dönüşüme karşı mücadele eden emekçilere öncülük eden, insanlarımızdan PSAKD genel merkez yöneticimiz Zeynep Yıldırım, şube yöneticimiz Metin Doğan ve şube üyelerimiz olan kişilerinde arasında bulunduğu bir gözaltı süreci yaşanmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
"Sakıncalı Piyade" Uğur Mumcu'yu Saygıyla anıyoruz. |
|
"Sakıncalı Piyade" Uğur Mumcu`yu katledilişinin 19. yılında saygıyla anıyoruz.
24 Ocak 1993 tarihinde bundan tam 19 yıl önce alçakça bir saldırı ile katledilen, devrimin, bağımsızlığın, demokrasinin, laikliğin ve özgürlüğün, kısacası aydınlanmanın cesur kalemi araştırmacı yazar Uğur MUMCU`yu bir kez daha özlem ve saygıyla anıyoruz. Gericiliğin ve bölücülüğün at oynattığı günümüzde bu yiğit kalemi halkımız UNUTMAMIŞTIR, UNUTMAYACAKTIR! Karanlık güçlere karşı çağdaş, özgür, demokratik bir Türkiye için mücadele eden, bu yolda canını veren Uğur Mumcu’yu sevgi ve saygıyla anıyoruz." |
|
Devamını oku...
|
|
|
Aleviler Roboski'nin acılarını paylaşıyor |
 ŞIRNAK (21.01.2012)- Farklı kentlerden Alevi örgütlerinin temsilcileri ile Alevi dedeleri ve aydınlar 34 kişinin katledildiği Uludere'nin Roboski köyüne ziyarette bulundu, taziye dileklerini iletti. Alevi heyeti, Roboski köylülerine el uzattı, yakınlarını kaybeden ailelerin acılarını paylaştı. Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Roboski (Ortasu) Köyü'ne yapılan ziyareti ETHA'ya değerlendiren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez, “Bizim için bir insanlık göreviydi” yorumunda bulundu. YAŞANAN AÇIK BİR KATLİAM Uludere'de bilinçli bir katliam yaşandığını dile getiren Geçmez, Uludere'de karşılaştıkları tablo ve gördüklerinin çok farklı olduğunu aktardı. “34 insan katledildi. Gördüklerimiz tv'lerde anlatılanlar, gösterilenler gibi değildi. Yaşamlarını sürdürme zorunluluğu ile kaçakçılık yapan insanlara 'terörist' dediler. Halbuki gördüklerimiz, gerçekler böyle değil. Bunlar masum insanlar, hayatlarını sürdürebilmek için kaçakçılık yapan insanlar. Olaydan sonra yapılan açıklamalarda sanki farklı bir durum varmış, farklı insanlar varmış gibi bir izlenim yaratıldı. Kesinlikle gidip görmek lazım. Yapılan açık bir katliamdır.” |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hayata Dönüş Operasyonu davasında avukatın taleplerini anlattığı sırada hâkim Önen'in uyukladığı görüldü.
Hayata Dönüş Operasyonu’nun Ümraniye Cezaevi’ndeki müdahelesinde yer alan 267 jandarma ve görevli hakkında “faili belli olmayacak şekilde adam öldürme”, “birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme”, “yaralama” ve “kötü muamele” suçlarından açılan davaya devam edildi. Müdahil avukatlar ise sanıkların hiçbir şekilde duruşmaya getirelemediğini ve “mahkemenin yargılamayı dondurduğunu” söyledi. Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada eski taleplerini yineleyen avukat Güçlü Sevimli, Ümraniye Cezaevi’nde keşif yapılmasını, operasyon planında adı geçen yetkililerin dinlenmesini ve sanıkların mahkeme huzuruna çıkarılmasını istedi. Sevimli’nin taleplerini anlattığı sırada üye hâkim Mehmet Ali Önen’in uyukladığı görüldü. Bunun üzerine avukat Sevimli susunca, mahkeme başkanı, söz konusu hâkimin sağlık sorunları olduğunu belirterek avukatın beyanına devam etmesini istedi. Bu konuşmaların ardından uyuklayan hâkim de kendine gelerek “dinliyorum ben sizi, devam edin” diyererek, avukatın taleplerini sıralamasını istedi. Sevimli de mahkemenin söz konusu istekleri değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme ise Hayata Dönüş Operasyonu kapsamında Çanakkale ile Ankara’da görülen ve hükme bağlanan davaların mahkeme kararlarının istenmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
BİZ BİTTİ DEMEDEN BU DAVA BİTMEZ |
|
BİZ BİTTİ DEMEDEN BU DAVA BİTMEZ
Aradan tam 5 yıl geçti… Bu sürede onca belgeye, bilgiye, görgü tanığına rağmen bir cinayetin daha üstü örtüldü, örtülmeye çalışılıyor. Ancak bu sefer bu üstü örtülme düşünüldüğü kadar kolay olmayacak. Bu davanın böyle bitmeyeceğini haykıranların sesi 19 Ocakta dört bir yanda çınladı. Devletin, egemenlerin söylediği sözler son sözler olmayacak. Tarihte son sözü hep direnenler söyler. Ve bu ülkenin direnenleri olarak henüz son sözlerimizi söylemedik. Hepimiz biliyoruz ki, onlar yeni bir “derin devlet” aramaya ve yaratmaya çalışıyorlar. Mahkemesi, hâkimi, her aşaması, her sorumlusu açığa çıkmış bu cinayette “örgüt” filan yok, olsa olsa milliyetçilik duyguları kabarmış 2–3 çocuk bu işi öylesine yaptılar diyorlar. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Sivas'ta 'Yakılanlar' yargılanıyor! |
|
Sivas'ta 'Yakılanlar' yargılanıyor!
Tertip komitesinde bulunanlar hakkındaki davada ilk duruşma. Sivas olaylarının 18. yılı nedeniyle Sivas'ta düzenlenen anma etkinliklerini Sivas Demokrasi Platformu adına organize eden tertip komitesine açılan dava dün sivas’ta görüldü. “2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etmek” suçundan haklarında dava açılan tertip komitesi hakim karşısına çıktı. ABF başkanı Selahattin Özel, PSAKD Genel başkanı Hüseyin Güzelgül, HBAKV başkanı Ercan Geçmez, EMEP Genel başkan yardımcısı Fevzi Ayber, AABK başkanı Turgut Öker, 2 Temmuz Vakfı başkanı Emel Sungur, Sivas Alibaba Sultan Kültür Derneği başkanı Tahir Aslanbaş ve Sivas Demokrasi Platformu bileşenleri de duruşmayı izlemek üzere mahkemeye geldiler. Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen duruşma öncesinde Bilim ve Kültür Merkezine dönüştürülen eski Madımak Oteli binası önünde toplanan grup, basın açıklaması yaptı. Sivas Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sivas Temsilcisi Hidayet Yıldırım, kendisinin de aralarında bulunduğu 7 kişi hakkında açılan davayı eleştirdi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
DİYANET, ÖĞRENCİLERİ UMREYE DEĞİL, ULUDERE VE MADIMAK OTELİNE GÖTÜRMELİ |
DİYANET, ÖĞRENCİLERİ UMREYE DEĞİL, ULUDERE VE MADIMAK OTELİ’NE GÖTÜRMELİTuran ESER
21. yüzyıl Türkiye’sini, 19. yüzyıl aklıyla yöneten AKP ve Diyanet, toplumsal yaşam alanımızda nefes alacağımız tüm seküler alanı bitirme konusunda kararlı görünüyor. “Çocuklara Umre gezisi” denilen son dindarlaştırma projesi bunun örneğidir. AKP hükümeti, Diyanet aracılığıyla öğrencileri umreye götürecekmiş. Diyanet İşleri Başkanlığı 81 ilin Milli Eğitim Müdürlüklerine bir talimat göndermiştir. Talimatta; öğrencilerin görgülerini pekiştirmek ve kutsal topraklarda İslam tarihiyle tanışmaları için 5 gün Mekke, 5 gün Medine'ye götürüleceği belirtilmiştir. Belki de yazının sonunda söylenmesi gerekeni başta söylemekte fayda var. Eğer AKP hükümeti, “öğrencilerin görgülerini pekiştirmek” ve “ileri demokrasi” konusunda samimi ise, Türkiye’nin acı gerçekleri karşında da samimi durmalıdır. Dinsel istismar ve ideolojik perdelerle öğrencilerimizin gözlerini örtmek istemiyorsa, onları Umre’ye değil, Uludere’ye ve Madımak Oteli’ne götürmelidir. 12 ile 28 yaşlar arasında katledilmiş tam 35 çocuğun, öğrencinin ve gencin, kendi yaşıtlarının acılarıyla buluşabilmeleri için bir taziye gezisi organize etmelidir. Orada öğrencilere; devletin kendi çocuklarını nasıl bombaladığını, okulda olması gereken çocukların, neden geçinmek için kaçakçılık yapmak zorunda bırakıldığını anlatmalıdır. Fırat’ın doğusundaki acılar ve katliamları öğrencilere tek tek anlatmalılar. Diyanet Umre yerine, Fırat’ın batısındaki öğrencileri, Fırat’ın doğusunda geleceği inkar edilen gençler ve Uludere’de imha edilmiş öğrencilerin mezarlarına ziyaret düzenlemelidir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hrant Dink'in katilini bir yerden tanıyorum! |
|
Hrant Dink'in katilini bir yerden tanıyorum!
Karanlık olayların üzerine gitmeyi vaat eden hükümet, iktidarın nimetlerini muhalifleri temizlemek için kullanıyor. Oysa derin devlet kendisini açığa çıkarmaktan imtina edeni kendine benzetir. Hrant Dink, bundan beş yıl önce, bir 19 Ocak günü, ‘bir çocuktan bir katil yaratan zihniyet’in kurduğu tuzak sonucu öldürüldü. Dink’in öldürülmesi azınlıklara, muhaliflere, farklı inanç sahiplerine, hak ve özgürlük talebinde bulunanlara karşı ölüm sessizliğini sürdüren Türkiye’nin vicdanını sızlattı ve o vicdan sayesinde devletin güvenlik güçleriyle hatıra fotoğrafı çektiren tetikçi yakalanmış oldu. Öncesi de var elbette ama Dink’in öldürülmesine karar veren güç, Mustafa Suphi’den Musa Anter’e, Sabahattin Ali’den Kemal Türkler’e kadar uzanan bir dizi muhalifi susturan bir derinliğe sahipti. O ‘derinlik’ o kadar çetrefilli bir ilişkiler ağına sahip ki, beş yıldır süren dava son aşamasına gelmiş olmasına rağmen, ‘çocuktan katil yaratan zihniyet’in bağlantıları görmezden geliniyor. İsteniyor ki tetiği çeken kişiye verilecek cezayla bu dosya da tarihteki yerine, ‘çıkrık ve tunç balta’nın yanına gitsin! |
|
Devamını oku...
|
|
|
'Kim Alevi, el kaldırsın' |
|
Alevilere yönelik hak ihlallerine her geçen gün bir yenisi ekleniyor... Cumhuriyet / AmasyaAmasya’da 2007’de dört Alevi kız öğrencinin Amasya Anadolu Kız Meslek Lisesi’nden ve yurttan“dini baskı” nedeniyle ayrılmak zorunda kalmasının ardından Suluova ilçesindeki Anadolu Öğretmen Lisesi’nde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Abdullah Koca derste “Kim Alevi el, kaldırsın” diye sordu ve cemevlerinin ibadethane olamayacağını savundu. Öğretmen Koca, ehlibeyt konulu derste önce “Kim Alevi, el kaldırsın” diye sorması üzerine iki öğrenci el kaldırdı. Daha sonra Koca, sınıfta “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse en büyük Alevi benim. Hz. Ali gibi yaşamayan Alevilere ben Alevi demem. Cemevleri camiye alternatif olamaz. Cemevinde ibadet etmek, cenaze kaldırmak doğru değil. Aleviler halifelerimizin isimlerini çocuklarına koymuyorlar” diye konuştu. Sınıfta yaşananlar üzerine Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı yöneticileri öğretmen lisesi müdürü, ilçe milli eğitimi ve ilçe kaymakamıHarun Sarıfakıoğlu ile bizzat görüşerek, bu tür olayların yaşanmaması için önlem alınmasını istedi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Alevilik, Kürtlük ve milli birlik |
|
Alevilik, Kürtlük ve milli birlik Ahmet İNSEL Kürtlüğün ve Aleviliğin tanınmasını topyekûn bütünlüğümüzü hedef alan bir tehlike olarak algılayanlar, Sünni Müslümanlar ve Türkler değil mi? Kürt sorunu; imparatorluktan çıkarken ulus-devletin çözemediği, tersine kangrenleştirdiği asli sorun olarak kanamaya devam ediyor. Türklerde ve Kürtlerde ‘biz’ algısının küçük adımlarla ayrıştığı bir uzun yolun ortalarındayız. Hükümetin yaklaşımının, bu algı ayrışımının durması ve eşitlik temelinde bir beraberliğe doğru evrilmesini sağlama kapasitesi yok. Uludere katliamı sonrası hükümetin tutukluğu, sessizliği bunun somut bir tezahürüydü. Ulus-devletimizin asli kurucu kurumlarından biri olan TSK adına konuşan Genelkurmay Başkanı, “Kürtçe eğitimi uygun bulmuyorum” diyerek vazifesi olmayan konuda askerin konuşmaya devam etmesi geleneğini sürdürmekle kalmadı, iki topluluk arasındaki algı uzaklaşmasına destek verdi. AKP hükümeti ve Başbakan ise sustu. Bu durumda susmak onaylamak demek değil midir? |
|
Devamını oku...
|
|
|
HRANT İÇİN! Saat 1'de Taksim'den Agos'a vurulduğu yere yürüyoruz! |
|
19 Ocak 2007'de Hrant Dink'i öldürdüler.
Tam 5 yıl oldu! Bütün deliller iki-üç kişinin planlayıp işlediği bir cinayetle yetinmemize izin vermeyecek kadar açık. İşaret edenler de, tehdit edenler de, öldür diyenler de, pusu kurup erkete bekleyenler de bu işten yakayı sıyırmak üzere. Görülen o ki, 5 yıldır acımızla alay eden, savsaklayan ve adaletin tetikçilere verilecek cezayla sağlanacağına başından hükmetmiş bir mahkeme yaramıza merhem olmayacak. Korku ve nefret coğrafyasında büyüyen çocukların yaşamını kolaylaştırmayacak. 5 yılda önümüze konanlara bakıyoruz; alacaklıyız! Vicdanı olan herkes 5 yıldır içinde her gün gitgide büyüyen bir yumruyla yaşıyor. Unutulmasına göz yummak, arkadaşımızı bir kez daha öldürecek. Yeni cinayetlerin kapısını aralamayı bekleyen "karanlıkta yaşayanlar"ın hevesini artıracak. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Dink cinayeti davası devam ediyor |
|
Hrant Dink cinayeti davasının 25. duruşması sanıkların ve avukatların esas hakkındaki savunmalarıyla devam ediyor. Mahkeme, bugün kararı verme eğiliminde. Eğer dava böyle bitirilirse, Dink cinayetinin tamamen üstü kapatılmış ve ortaya çıkan sayısız ipucunun üstüne gidilmemiş olacak.
Beşiktaş Adliyesi İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Hrant Dink cinayeti davasında bugün karar bekleniyor. Sanık Yasin Hayal, Erhan Tuncel ile tutuksuz sanık Ersin Yolcu'nun bulunduğu duruşmada, Hrant Dink ailesi avukatları ile sanık avukatları hazır bulundu. Tolga Baykal Ceylan'ın annesine red Duruşma 2004 yılından beri kayıp olan Tolga Baykal Ceylan'ın annesi Kadriye Ceylan'ın davaya katılma dilekçesi hakkında verilen kararla başladı. Kadriye Ceylan'ın, oğlu Ceylan'ın 2004 yılından beri kayıp olduğunu, Osman Hayal, Ali Kaya ile birlikte bir kaç kişi tarafından işkence edilerek öldürüldüğüne ilişkin Taraf gazetesine bir ihbar mektubu ulaştırıldığını ve davaya müdahil olma talebinde bulunduğunu kapsayan dilekçe hakkında mahkeme heyeti red yönünde karar verdi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
İşte Milli Eğitimdeki Değişim |
|
Devamını oku...
|
|
|
Alevilerin yeni anayasadan beklentisi |
|
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, yeni anayasadan önce bir kanunla cemevlerinin düzeltilmesini beklediklerini, ancak bunun yapılmadığını söyledi.
ANKARA - AA - Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezi'nde "Anayasa'yı beklerken Aleviler" başlığıyla gerçekleştirilen 2. Büyük Alevi Kurultayı'nın açılışında konuşan Geçmez, Alevilerin acılarını dile getirerek kendilerini ifade edebildiklerini, bunu paylaşanların acılarını da kendi acıları olarak gördüklerini belirtti. Alevi derneklerinin yöneticileriyle Alevi dedelerinden oluşan bir heyetin 18 Ocak Çarşamba günü Uludere'ye taziye ziyaretinde bulunacağını hatırlatan Geçmez, "Uludere'de katledilen 34 can da bugün aramızdadır, bunu bilesiniz" diyerek konuşmasına başladı. Büyük Alevi Kurultayı'nı bütün Alevi derneklerini davet ederek gerçekleştirdiklerini söyleyen Geçmez, kurultayın yılda bir defa "Alevilerin sesi" olduğunu kaydetti. Yeni anayasa konusunda çalışmalar yaptıklarını kaydeden Geçmez, yapılan çalıştaylarda Alevilerin sorunları ve çözüm önerilerini içeren bir rapor sunduklarını ve hükümetin bu konuda atacağı adımları beklemeye başladıklarını ancak çalıştayların "Alevilere hakaret noktasına varan sözcüklerle dolu bir raporla sonuçlandığını" savundu. |
|
Devamını oku...
|
|
|
2. Büyük Alevi Kurultay'ı yapıldı |
|
2. Büyük Alevi Kurultay’ı yapıldı
Aleviler, yeni anayasanın barış zemininde yapılmasını istiyor… 2. Büyük Alevi Kurultay’ı Ankara’da yapıldı.Alevilerin sorunları ve talepleri bir kez daha Büyük Alevi Kurultay’ında tartışıldı. Kurultay’a dünyadan ve Türkiye’den birçok Alevi Kurumu temsilcisi, CHP milletvekilleri İlhan Cihaner, Kamer Genç ve Hüseyin Aygün ile Alevi akademiyseler katıldı.Kurultay’da Alevi kurumları temsilcileri yeni anayasadan beklentilerini dile getirdi. Kurultay’ın açılış konuşmasınıHacı Bektaş Veli Postnişi Veliyettin Ulusoy yaptı. Ulusoy’un ardından bir konuşma yapan Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez hükümetin yaptığı çalıştaylar ve açıkladığı Alevi Raporu’na değindi. Bu raporda Alevilere karşı yapılan samimiyetsizlikten bahseden Geçmez, hükümetin gerçek bir demokrasi kaygısı olmadığını söyledi. Kurultaya Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Arap Alevilerinden Antakya Ehlibeyt Vakfı Genel Başkanı Ali Yeral ve Suriye’den Basın Yayın İşleri Müsteşarı Mahad Muhammed ile Zülfikar Gazel katıldı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Aleviler Uludere'ye taziye ziyaretine gidiyor! |
|
Ankara Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda düzenlenen basın toplantısı ile bir heyetin 18 Ocak Çarşamba günü Uludere’ye gideceği açıklanmıştır. Basın toplantısına ABF Genel Başkanı Selahattin Özel, AABK Genel Başkanı Turgut Öker, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, AKD Genel Sekreteri Hüseyin Yıldırım, PSAKD Genel Sekreteri Cemal Şahin, 2 Temmuz PSA Vakfı Başkanı Emel Sungur, Sanatçı Pınar Sağ, Türkiye Barış Meclisi Sözcüsü Dr. Metin Soğancı ve İmam Canpolat, ABF yöneticileri Kemal Bülbül, Oktay Kandemir, Ali Rıza Yıldırım ve Necdet Saraç, önceki dönem ABF yöneticileri Murtaza Demir, Kazım Genç ve Turan Eser katılmışlardır. Basın toplantısında sunulan metin ve çağrı şöyledir: Türkiye Barış Meclisinin davetiyle 4 Aralık 2012 tarihinde bir araya gelen Alevi kanaat önderleri, son dönemde yaşanan çatışma ve şiddet konusunu görüştüler. Toplantı sonucu aşağıdaki açıklamanın kamuoyuna duyurulması ve 18 Ocak 2012, Çarşamba günü Uludere’de taziye ziyaretinin yapılması kararlaştırılmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
2. Büyük ALEVİ KURULTAYI Toplanıyor. |
|
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, 15 Ocak tarihinde Ankara'da 2.Büyük Alevi Kurultayı'nın toplanacağını bildirdi. Başkan Ercan Geçmez, vakıf binasında yaptığı açıklamada, devletin ''açılım paketi'' adı altında, Alevilere karşı yeni bir asimilasyon stratejisinin temellerini attığını söyledi. Bu strateji ile ''Devletçe kabul edilebilir tanımlara dayanan sözde çözüm önerilerinin dayatıldığını'' ifade eden Geçmez, ''Oysa Alevilerin kendilerinin inançlarıyla ilgili bir sorunları olmadığı gibi inanç ve ritüellerini hâkim kılınmaya çalışılan belirli bir din ve mezhep anlayışının dar sınırları içinde düşünen siyasi ve dinsel otoritelere tescil ettirmeye de ihtiyaçları yoktur'' dedi. Alevilerin temel sorununun, ''siyasal ve toplumsal yaşamın, Aleviliği diğer inanç gruplarıyla eşit olanaklara sahip yaşamalarına imkân bırakmayacak biçimde örgütlenmesi'' olduğunu söyleyen Geçmez, şöyle devam etti: |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cemevi yapımı için istenen yere Cami inşaatı başladı |
|
Cemevi yapımı için istenen yere Cami inşaatı başladı
Üsküdar Çengelköy Bölgesindeki Alevilerin bulunduğu Boğaziçi Alevi Kültür Derneği tarafından Üsküdar Belediye Meclisine bir öneri sunularak Bahçelievler Mahallesindeki eski semt pazarının olduğu yerin Cemevi yapımı için tahsisi talep edilmişti. Talep AKP Meclis üyelerinin oyu ile reddedildi ve aradan yaklaşık 1 yıl geçmeden de Cemevi için istenen araziye Cami tabelası asıldı. Hem de Üsküdar Belediyesince. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Vali Cemevi kararını onaylamadı |
|
MERSİN Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mersin İl Genel Meclisi’nin Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şubesi bünyesinde yer alan Mersin Cemevi’nin ’ibadet yeri’ kabul edilerek bakım, onarım, elektrik ve genel giderlerinin İl Özel İdaresi bütçesinden karşılanması yönünde aldığı kararı onaylamadı.
Geçtiğimiz günlerde Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanı Suat Yıldız’ın talebi CHP ve MHP’li Meclis üyelerinin önerisi ile Mersin İl Genel Meclisi; Alevilerin ibadet yeri inanç ve kültür merkezi olan cemevinin genel giderleri, elektrik, su, personel, bakım onarım gibi giderlerinin İl Özel İdare bütçesinden karşılanmasına karar verdi. İl Genel Meclisi’nde alınan bu karar, Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu tarafından onaylanmadı.
CEMEVLERİ İBADETHANE DEĞİL
Vali Güzeloğlu, 5018 Sayılı Kanunu’nun 29’uncu maddesi ve bu maddeye göre hazırlanan yönetmeliğinin birlikte değerlendirerek cemevlerinin bir ibadethane olmadığını, bu nedenle de bakım, onarım, elektrik ve genel giderlerinin İl Özel İdaresi bütçesinden karşılanmasının mümkün olamayacağını gerekçe göstererek onaylamadan Mersin İl Genel Meclisi’ne yeniden görüşmek üzere iade etti. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Kıvırcık Ali'yi Saygı, Sevgi ve Özlemle Anıyoruz. |
|
Kıvırcık Ali olarak bilinen Türk halk müziği sanatçısı Ali Özütemiz, Geçtiğimiz yıl Çatalca'da geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmişti. Türküler de Yetim Kaldı Sıcakkanlı dost canlısı bir canımızdı, Kendisini çok erken kaybettik. Sevgili Kıvırcık Ali’nin daha söyleyecek çok türküsü, deyişi vardı. Sevgili Ali sadece çocuklarını değil türküleri de yetim bıraktı. Alevi Haber Ajansı olarak, Erken yaşta kaybettiğimiz Türk halk müziği sanatçısı Ali Özütemiz’i, aramızdan ayrılışının 1.yılında Saygı, Sevgi ve Özlemle Anıyoruz. |
|
Devamını oku...
|
|
|
2.Dergah'ta Birlik Toplantısı 27 ocak'ta Ankara'da |
|
Sevgili Dostlar,
Alevi-Bektaşi toplumunun inanç temelinde birliğini yeniden güçlendirmeye yönelik olarak 2010 yılı Aralık ayından bu yana Anadolu ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinde toplam 37 toplantı yaptık. Dedeler, analar, babalar, zâkir ve diğer hizmet sahipleri ile sanatçı, yazar, akademisyen ve kurum yöneticilerimizin katıldığı bu toplantılarda dile getirilen sorunları ve çözüm önerilerini dinledik. Bunları kayıt altına aldık. En son 10-11 Eylül 2011 de Hacıbektaş’ta genel bir toplantı yaptık. Bu toplantıda, Avrupa’dan ve Anadolu’nun her bölgesinden katılan canlarımızın yazılı ve sözlü önerileri doğrultusunda bir dizi tavsiye kararı alındı. Bu tavsiye kararları doğrultusunda, bundan sonra da zaman zaman Dedegan-Babagan-Çelebi inanç kollarında yol hizmeti yürüten canlarımızla toplantılar yapılması gerekmektedir. Bu nedenle Alevi-Bektaşi örgütlülüğümüzün, Federasyon ve Genel merkezlerle bağımsız kurumlarımızın bünyesindeki Dedeler, Analar, Babalar, Rehberler ve Zâkirlerin de temsil düzeyinde katılacağı bir toplantı yapılacaktır. |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 41 Toplam: 12007 | |