Alevi Haber Ajansı - AHA
Anasayfa arrow Yorum Analiz  
Thursday, 28 August 2014 16:02
Yorum Analiz
Yekfi ! PDF Yazdır E-posta

Yekfi !Yekfi!

Hakan MERTCAN* / Radikal 2

İzmir'deki Alevi mitinginde zorunlu din dersine, asimilasyon politikalarına hayır diyen 'Arap Alevi Üniversiteliler' kararlılıklarını hem sözle hem eylemle ortaya koydular

Bu ay İzmir’de yapılan Alevi mitinginde büyük bir kalabalık ve yağmura aldırmayan coşku dalgası içerisinde, alışılmışın dışında pankart ve sloganlarla, küçük de olsa, renkli bir grup dikkat çekiyordu. Arapça olarak “Yekfi! Yeter Artık” ibaresiyle başlayan pankartta, zorunlu din dersine, anadil asimilasyonuna hayır deniyordu. Ve altında “Arap Alevi Üniversiteliler” imzası bulunuyordu. Grup Arapça ve Türkçe sloganlarla etnik ve dinsel aidiyetlerine saygı talep ediyor, bilimsel, parasız, anadilde eğitim isteklerini vurguluyor ve demokratik bir Türkiye özlemini dile getiriyordu (Dikkat çekici bir husus da hep unutulagelmiş olan Türkiye’deki Alevilere karşı girişilen ilk kanlı provokasyon olan 1971 Kırıkhan olaylarının hatırlatılmasıydı). Çevreden gruba gösterilen ilgi dikkate değer ölçüdeydi. İnsanlar pankarttaki Arapça ibareyi merak ediyor, Arap-Alevi tanımlamasına ilgi gösteriyor, kimileri dilleri döndüğü ölçüde Arapça sloganlara katılmaya çalışıyordu.

Devamını oku...
 
Bilinen ama söylenemeyen gerçekler "Saklı Hayatlar" PDF Yazdır E-posta

Bilinen ama söylenemeyen gerçekler "Saklı Hayatlar"Bilinen ama söylenemeyen gerçekler "Saklı Hayatlar"

Ergin DOĞRU

Sinema salonlarında vizyona giren Saklı Hayatlar Türkiye’nin önemli bir gerçekliği olan Alevilere dikkat çekiyor. Türkiye’ deki yaşamları adeta saklı hayatlar olan Aleviler bu filmde kendi seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

Türkiye’de kimi filmlerde Alevilikle ilgili değinmeler olsa da konu olarak Alevileri ve yaşadıkları sorunları ele alması itibari ile Saklı Hayatlar  bir ilk kabul edilebilir. Kısıtlı bir bütçe ile çekilen ve kollektif bir birliktelikle ancak sonlandırılabilen film özellikle Aleviler arasında ilgi ile karşılandı.

Filmin sinema tekniği, dili vb konularını eleştirmenlere bırakırsak, eksik taşıdığı muhakkak ama bir ilk film olan Saklı Hayatları bu bakımlardan irdelemek ve sinema üzerinden eleştirmeyi çok gerekli görmüyorum. Kaldı ki bu anlamda bakıldığında muhakkak çok eleştirilecek yan bulunacaktır. Kurgusal geçişler ve senaryo bütünlüğünde kimi eksikler göze çarpıyor fakat filmi izlediğinizde her şeye rağmen salondan memnun ayrılıyorsunuz ve eksikler gözünüze çarpmıyor. Öte yandan çok ciddi bir eksiklik ve sırıtmanın olmadığını da hemen belirtmeli.

Devamını oku...
 
Ergenekon'un Alevi sömürüsüne suç duyurusu PDF Yazdır E-posta

Ergenekon'un Alevi sömürüsüne suç duyurusu
Ergenekon'un Alevi sömürüsüne suç duyurusu

Zaman Gazetesi yazarı İbrahim Öztürk'ün "Ergenekon'un Alevi sömürüsüne suç duyurusu" başlıklı yazısını olduğu gibi aktarıyoruz:

Son günlerde Aleviler üzerinden üniversiteleri de işin içine çekerek ortam kızıştırılmaya çalışılıyor.

Devamını oku...
 
Mehmet Şevket Eygi'den tehlikeli ve garip yorumlar PDF Yazdır E-posta

Mehmet Şevket Eygi'den tehlikeli ve garip yorumlarSünniliği yıkmak istiyor

Mehmet Şevket Eygi / Milli Gazete

Alevi olmak elbette suç değildir. Lakin Alevîliğini gizleyerek, Sünnî görünerek Ehl-i Sünneti bozmaya, yıkmaya, Sünnî Müslümanların akıllarını karıştırmaya, cahilleri şaşırtıp kandırmaya çalışmak çok ayıp bir şeydir.

Alevî, Alevî olduğunu; Sünnî, Sünnî olduğunu açıkça söylemelidir.

Sünnî Müslümanlar ve Alevî Müslümanlar biz hepimiz, büyük bir gemiye benzeyen bu ülkede birlikte yaşıyoruz, aramızda inanç bakımından bazı farklılıklar ve ihtilaflar (çeşitlilikler) olsa bile, barış ve uzlaşma içinde olmalıyız. Türkiye gemisi delinir, batar yahut kayalıklara çarparsa hepimiz mahvoluruz.

Devamını oku...
 
Alevi Kızılbaş İnancında Sunni Asimilenin Truva Atı : Fatiha Suresi PDF Yazdır E-posta

Alevi Kızılbaş İnancında Sunni Asimilenin Truva Atı FATİHA Suresi
Alevi Kızılbaş İnancında Sunni Asimilenin Truva Atı FATİHA Suresi

Adnan CANGÜDER / Münih

Merhaba, hemen konuya girelim. Bilindiği üzere Anadolu Alevi Kızılbaşları ve Bektaşilerinin tapınmalarının başında ve sonunda söyledikleri uzun veya kısa kutsal sözlerine Gülbenk denir. Anadolu Alevi Kızılbaşları tapınmalarındaki gülbenk okumalarının sonunda "Hü Gerçeğin Demine ", "Allah Eyvallah " veya "Hü Gerçeğe" gibi kısa kelimelerle gülbenklerini sonlandırır ve hiç bir şekilde amin kelimesini kullanmazlar. Ve gülbenklerine asla dua demez, gülbenk sözünü kullanmadıkları yerde yerine göre niyaz etmek terimine daha geniş anlamlar katarak söylerler. Bununla birlikte yukarıda tapınma dilinde kullanılan bu sözler sunni inançta asla kullanılmaz ve kabulde görmez.

Devamını oku...
 
Aleviler Nasıl Bir Anayasa İstiyor? PDF Yazdır E-posta

Aleviler Nasıl Bir Anayasa İstiyor?Aleviler Nasıl Bir Anayasa İstiyor?

PSAKD GYK Üyesi Prof. Dr. İrfan Açıkgöz'ün "Aleviler Nasıl Bir Anayasa İstiyor?" tartışmaları kapsamında kaleme aldığı "Anayasa Tartışmaları Ekseninde Öncelikli Taleplerimiz" başlıklı makalesini yayınlıyoruz.

Anayasa Tartışmaları Ekseninde Öncelikli Taleplerimiz

Prof. Dr. İrfan Açıkgöz *

Ortadoğu’da sıcak ve hareketli gelişmelerin yaşadığı bir atmosferde demokratik anayasa ve Demokratik Türkiye konusundaki tartışmaların yoğunlaşmasına gebe olan günler yaşıyoruz. Bazı yazarların dile getirdiği gibi “erken bir bahar mevsimi” yaşıyoruz. Bu olumlu havayı Türkiye’deki kangrenleşmiş sorunların çözümüne yönelik adımların atılması için önemli bir olanak şeklinde değerlendirmeliyiz. 1921’de ilk anayasasını yapan ve “laiklik ilkesini” anayasasına ilk yazan bir ülke olmamıza rağmen neredeyse yüzyıldır ne olmadığını anladığımız ama ne olduğunu bilmediğimiz kavramları tartışmayı sürdürüyoruz. Önce, bu tartışmayla ilintili anaysa maddelerini vereceğim. Sonra, bu maddelerle ilgili tartışma, görüş ve önerilere değineceğim.

Devamını oku...
 
Şarkışla Emlekli'lerin Göç Öyküsü PDF Yazdır E-posta

Şarkışla Emlekli'lerin Göç ÖyküsüŞarkışla Emlekli'lerin Göç Öyküsü

Ertuğrul ŞENOĞLU / Ankara

Yıllar oldu; köylerimizden yollara düşüp geldik bu kentlere. Kendimiz için, çocuklarımızın geleceği için, itilip örselenmeden geçinip gitmek için ! Omuzlarımızda bir döşek, bir tahta valiz ve henüz yitirilmemiş umutlarımız. Düşlerimizde, umutlarımızda öyle sanıldığı kadar büyük ve imkansızı isteyen hedefler değildi. Başımızı sokacak bir kapıcı dairesi; mümkünse rutübetsiz olanından, belki ileride bir hizmetle kadrosu devletten, analarımız için gündelik temizlik işçiliği bir zengin evinden, çocuklarımız için bolca oyuncak gazoz kapaklarından. Ama onlar yani çocuklarımız mutlaka okumalıydılar… düşler ençok da onlar için kurulmalıydı !

Devamını oku...
 
Başkan'a Açık Mektup PDF Yazdır E-posta

Başkan'a Açık MektupBaşkan'a Açık Mektup

Mısır’da ki olaylar sürecinde Kürşad Kahramanoğlu’na yurtışındaki değişik basın organları ve haber sitelerinden katkı yapması için birçok istek geldi. Yazarımızın bu katkılarından bir tanesini bugün yayınlıyoruz.  Yazının orjinalini İngilizce olarak değişik basın organlarında ve yazarımızın kendi sitesi olan www.pinkpope.net ‘de bulabilirsiniz.

Kürşad Kahramanoğlu / Birgün

(...) Türk devleti, Alevi anne ve babaların bütün itirazlarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen, parlamentosundan geçirdiği bir kararla bu ailelerin çocuklarına devlet okullarında mecburi, çoğunluk Sunni Mezhebi değerlerine dayanan dini eğitimi mecburi kıldı. Hükümet, sistematik olarak Alevi köylerine istenmeyen camiler yapıyor ve bu camilere Sunni imamları, bizlerden topladıkları vergi gelirlerinden maaşlarla, devlet memuru olarak bomboş camilerde görev yapmak için atıyor!...

Devamını oku...
 
Laiklik Tartışması PDF Yazdır E-posta

Laiklik Tartışması Laiklik Tartışması

Deniz KAVUKÇUOĞLU

(...) Devletin, Alevileri inançları açısından ikinci sınıf yurttaş olarak görmesi “laikliğin olmadığı” konusunda ortak bir kanıdır. Enerji, dışişleri ve sanayi bakanlıklarının toplamından daha fazla bir bütçeye sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı Aleviliği ve milyonlarca Aleviyi yok sayıyor. Cemevleri hâlâ ibadethane olarak sayılmıyor, sayılmadığı bir yana Alevi köylerine alay eder gibi harıl harıl cami yapılıyor....
 
Dünkü “Mısır, Türkiye olabilir mi” yazımı yayımlamadan bir gün önce yalnızca başlığını Facebook’ta tartışmaya açmıştım. Sosyal paylaşım sitelerinin böyle bir işlevi var; hiç tanımadığınız insanlar herhangi bir konuda ne düşünüyorlar öğrenebiliyorsunuz. Soruya ilişkin başlayan tartışmaya yirmi kişi katıldı, çok değerli düşünceler ortaya çıktı, yorumlar yapıldı. Şimdi yazı metni de Facebook’ta ve tartışma bu düzeyde sürüyor.

Devamını oku...
 
İnsanlık... PDF Yazdır E-posta

İnsanlık...İnsanlık...

Durak Arslan / Fransa

« Okunacak en büyük kitap İnsandır » der, Hünkarımız Hacı Bektaş Veli.

« İnsan ne müthiş canavardır.

Ne büyük yeniliktir.

Ne müthiş ucubedir.

Ne büyük kaostur. Ne müthiş çelişkinin öznesidir.

Ne büyük bir harikadır.

Tüm nesnelerin yargıcıdır. Bön bir solucandır.

Devamını oku...
 
Soner Yalçın Alevilere yönelik "Cadı Avı"nı yazdı PDF Yazdır E-posta

Soner Yalçın Alevilere yönelik "Cadı Avı"nı yazdıSoner Yalçın Alevilere yönelik "Cadı Avı"nı yazdı

Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin Bilinmeyen Hayatı

Soner Yalçın / Odatv.com

(...) Siyasi rant için açık açık Alevi düşmanlığı yapılıyor. Saklamadan-gizlemeden TSK’da HSYK’da, Anayasa Mahkemesi’nde, Yargıtay’da, Danıştay’da cadı avları yapılıyor. Bunu herkes biliyor. Fakat kimse bunu telaffuz etmiyor....

Son günlerde sıkça bunu düşünüyorum. Emile Zola, Yahudi Yüzbaşı Alfred Dreyfus’a yapılan hukuksuzluğun ve anti-semitik haksızlığın karşısına dikildi. Hem de neredeyse tüm Fransa’yı karşısına alma ve vatanından kopmak pahasına. Teğmen Mehmet Ali Çelebi ve diğer subayların mezhepsel kimliklerini sürekli ön plana çıkaran çevrelere karşı, Türkiye’de neden kimse sesini çıkarmıyor? Ne pahasına olursa olsun; gerçeği tüm çıplaklığıyla yüzümüze vuracak, adaleti savunacak bir Emile Zola’mız niye yok?..

Devamını oku...
 
Diyanet'in yanıtı ve yanıtım PDF Yazdır E-posta

Diyanet'in yanıtı ve yanıtımDiyanet'in yanıtı ve yanıtım

Fatih ALTAYLI / Habertürk

DİYANET İşleri Başkanlığı dünkü yazıma bir yanıt yollamış. Benim, Diyanet İşleri Başkanı'nın sözlerini doğru anlamadığımı, açıklamayı eksik biçimde ele aldığımı iddia ediyorlar.

Başkan Prof. Mehmet Görmez şöyle demiş: "Cemevini caminin karşısında yer alan müstakil bir dinin mabedi olarak göstermek, bilimsel ve tarihsel olarak mümkün değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan cami gibi bir ibadethane olarak tanımlanmasını istiyorlar. Biz kilise değiliz. Dinin otoritesi değiliz. Biz sadece dinin bilimsel bilgisine göre hareket edebiliriz. Bizim itirazlarımız cemevinin kendisine değildir. Cemevleri özgürce inşa edilebilmelidir. İçindeki ritüeller özgürce yaşanabilmelidir. Hıristiyanlık'ta konsül toplanarak dini ve teolojik bir statü belirleyebilir ancak İslam'da böyle bir statüyü kimse veremez. Yapılması gereken, özgürlüklere müsaade etmektir."

Devamını oku...
 
6 Mart İle Yürüyüşümüz Devam Ediyor... PDF Yazdır E-posta

6 Mart İle Yürüyüşümüz Devam Ediyor...6 Mart İle Yürüyüşümüz Devam Ediyor...

Atilla ÖZDEMİR*

Ben Aleviyim demekten utanan ve korkan bir toplumsal kesimin son 15 -20 yılda verdiği hukuki ve fiili mücadelenin sonunda bu günlere gelindi. Hayat denilen kavganın içinde, hukuki ve fiili mücadeleyle yaratılan çeşitli örgütlenmeleri ve kurumlarıyla Aleviler bugün bir toplumsal meşruiyet oluşturmuş ve asimilasyon sürecinin önüne kısmi bir set çekebilmiştir.

8–9 Kasım mitinglerinde yüz binlerle taleplerini kamuoyuna ifade eden bugünde hala talepleri için hukuki ve meşru mücadeleyi sürdüren Alevilerin talepleri siyasidir. Gerici ve Yeni Osmanlıcı AKP iktidarının bu taleplere cevabı ise tüm söylem ve uygulamalarıyla daha fazla gericilik ve daha fazla asimilasyon olmuştur.

Devamını oku...
 
Diyanet'in densizliği PDF Yazdır E-posta

Diyanet'in densizliği Diyanet'in densizliği

Fatih ALTAYLI / Habertürk

DİYANET İşleri Başkanlığı buyurmuş: "Cemevleri ibadethane değildir. Cemevlerinin mabet gibi gösterilmeye çalışılması, tarihi tecrübeye ve bilimsel kriterlere uygun düşmez."

Okudum ve ne desem bilemedim.

"Yuhhh" demek en basiti aslında.

Devamını oku...
 
Bir Anayasa Hareketi Oluşturulabilir mi? PDF Yazdır E-posta

Bir Anayasa Hareketi Oluşturulabilir mi?Bir Anayasa Hareketi Oluşturulabilir mi?

Prof. Dr. İrfan Açıkgöz*
      
İzninizle Ocak ayındaki gelişmeler ve anmalarla başlamak istiyorum. Bu ay içinde büyük ozan Nazım Hikmet Ran’ın doğumunun 109.yıldönümü idi. “Yaşamak bir ağaç gibi tek başına/Ve bir orman gibi kardeşçesine” ‘nin yazarını saygıyla anıyorum. 16 Ocak’ta Büyük Alevi Kurultayı yapıldı Ankara’da. Onlarca Alevi örgütünün temsilcileri ve üyeleri taleplerini güncellediler bir kez daha. Verilen mesajlar iyi idi. Özellikle ezilenlerin sorunlarının ortaklaşılmasına yönelik çabalar ve “eşit yurttaşlık” talebinin öne çıkarılması anlamlıydı bence. 19 Ocak’ta Hrant Dink dostumuzu andık, davanın seyrine ve tüm çabalara karşılık çok az yol gidilebildiğine üzüldük hep birlikte. 24 Ocakta Sayın Uğur Mumcu ve kadim şehrimiz Diyarbekir’in eski Emniyet Müdürü Sayın Ali Gaffar Okkan ’ı  hüzün içinde  andık. Her ne kadar ortada sanıklar var ise de bu cinayetler aydınlatılmamıştır. Kamuoyunun vicdanı bu ve benzeri cinayetler konusunda yaralıdır. 24 Ocak 1980 aynı zamanda sendikal hakların yitirildiği, yoksullaşmanın tavan yaptığı ünlü “kararlar”ın da adı ve tarihidir. Bilindiği üzere bu kararlar görece serbest ortamda hayata geçirilmeyince 12 Eylül 1980 Faşist Askeri Darbesinin temel sebeplerinden birini oluşturmuştur. 28-29 Ocak 1921 yine kara lekelerden birini işaret etmektedir: Mustafa Suphi ve arkadaşları Karadeniz açıklarında öldürülerek denize atılmışlardır. Bu vahşi cinayet de aydınlatılmayı beklemektedir.

Devamını oku...
 
Yanıt Veriyormuş Gibi Yapmak PDF Yazdır E-posta

Yanıt Veriyormuş Gibi Yapmak Yanıt Veriyormuş Gibi Yapmak

Süleyman Yağız

Tarih,  25 Kasım 2010… Tayyip Bey’e bir haber anımsatıyorum:

“Radikal Gazetesi’nden Enis Tayman’ın 22 Kasım 2010 tarihli haberinde, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan Stratejik Plan Analizi’nde ‘kurumun varlığını tehdit eden’ unsurlar arasında, ‘Kimi çevrelerce zorunlu din öğretiminin kaldırılması taleplerinin olması’nın da yer aldığı belirtilmekte ve Aleviler’in buna tepki gösterdiği ifade edilmektedir. Bu bağlamda sormak istiyorum:

- Enis Tayman’ın dile getirdiği gibi ‘zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istemek’, sizce de Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik bir tehdit unsuru olarak görülebilir mi? Böyle bir algılamanın haklı bir nedeni olabilir mi?

Devamını oku...
 
Kuyruklu Kürtler, pis Araplar... PDF Yazdır E-posta

Kuyruklu Kürtler, pis Araplar...Kuyruklu Kürtler, pis Araplar...

Tufan Sertlek / Sendika.Org
 
Bir, iki, üçler, yaşasın Türkler, dört, beş, altı Polonya battı, yedi, sekiz, dokuz Alman domuz, on, onbir, oniki İtalya tilki, onüç, ondört, onbeş Ruslar kalleş diye devam eden bir çocuk şarkımız vardı. Sanırım ikinci dünya savaşı sıralarında üretilmiş Türk milliyetçiliğini öven bir şarkı olsa gerek…

Türkler egemen oldukları topraklarda milliyetçi söylemlerle ruhunu beslemeye çalıştı. Milliyetçiliğin yetmediği yerde İslam sosuyla süslenmiş ideolojilerle düzenin adamları olmaları sağlandı. Şimdilerde ise aslı İslam, sosu Türk milliyetçiliği olarak yeniden üretilmiş olması bu ikilinin birbirine ne kadar sıkı sıkıya bağlı olduğunu gösteriyor.

Devamını oku...
 
Kaypakkaya: Babama söyle ağlamasın! PDF Yazdır E-posta

Kaypakkaya: Babama söyle ağlamasın!Kaypakkaya: Babama söyle ağlamasın!

Yaşar SEYMAN / BirGün

İbrahim Kaypakkaya’yı övmek mi?

Buna gereksinimi mi var?

Pınar Sağ ve Mehmet Özcan, İbrahim Kaypakkaya’yı övmekten ceza alınca yıllar önce Diyarbakır’da dinlediğim bir anı zihnimde canlandı:

Yıl 1999…

CHP Genel başkan yardımcısı olarak Diyarbakır’da bölge il başkanları ile CHP il binasında toplantı yaptık.  Bir dinlenme anında partilimiz Zülfikar Yıldız yanıma geldi. “ Siz Alevi misiniz?” diye sordu. Şaşırmadım çünkü ‘Madımak Yangını’ sonrası bu tür sorular sıkça sorulmaya başlamıştı. Aleviyim dedim.

Devamını oku...
 
Laikliğin iki anlamı PDF Yazdır E-posta

Laikliğin iki anlamıLaikliğin iki anlamı

Türkiye de laikliği Alevilerden başka pek fazla önemseyen yok gibi.
 
AHMET İNSEL / Radikal 2

Demokratik bir cumhuriyet perspektifinde sürdürülecek anayasa tartışmalarında laikliği kapsamlı biçimde yeniden ele almaktan sakınmak mümkün olmayacak

Önümüzdeki seçim kampanyasının siyasal partilerin yeni anayasa konusundaki genel ilkelerini sundukları, bunların değerlendirilip tartışıldığı ve seçmenlerin oylarını bu ilkelere yönelik tercihlerini de ifade edecek biçimde verdikleri bir “kurucu seçim kampanyası” mı olacak? Bu işin inisiyatifi AKP, CHP ve MHP’ye bırakılırsa, içi boş genel sözler dışında seçmenlere pek bir şey önerilmeyeceği şimdilik görülüyor. Halbuki kurucu seçim kampanyası olarak kabaca adlandırdığımız, esas olarak yeni anayasal ilkelerin ve bunlara ilişkin sorunların tartışıldığı bir seçim dönemi, bu seçimlerin sonucunda oluşacak meclise de “kurucu meclis” yetkileri sağlayacaktır.

Devamını oku...
 
"Vurulduk ey halkım, hatırlat bizi" PDF Yazdır E-posta

"Vurulduk ey halkım, hatırlat bizi" "Vurulduk ey halkım, hatırlat bizi"

UĞUR MUMCU'NUN ARDINDAN

Zeynep Altıok Odatv’ye yazdı...

Geçtiğimiz temmuz ayı yaklaşırken Umag tarafından hazırlanan Sivas kitabı için bir yazı hazırlamam istenmişti. Ne yazacağımı düşünürken “tekrarın tekrarsızlığı” üzerine düşünmeye başladım. Tam 17 yıldır bir tekrarı yaşadığımı düşündüm. Tekrarın ağırlığı üzerime çöktü. Bozuk plak gibi devamlı aynı şeyi söylediğimi ama kendi kendime hiç bir şeyi değiştiremediğimi bir kez daha fark ettim. Yazıyı yazamadım. Hayat başka oyunlar oynadı bana bitiremedim. Bugün Uğur Mumcu’nun yokluğunu bir kez daha - hatta her geçen gün daha da fazla -hissederken bu duygu yakamda uykulardan kalkıyorum, uykulara dalamıyorum. Tekrarlarda boğuluyorum.     

Devamını oku...
 
Asimilasyon ve istismara hayır! PDF Yazdır E-posta

Asimilasyon ve istismara hayır! Asimilasyon ve istismara hayır!

Dersim, yine binlerin öfkesine tanık oldu. Cumartesi hava güneşli. Dersimliler ilçelerden köylerden akın akın gelmişler. Muhtarlar, Belediye Başkanları, dernek yöneticileri siyasi parti ve gruplar var. Aileler çocukları ile dikkat çekiyor. Saat 12.00’de hastane kavşağında birleşen kitle binler ile yürüyüşe başlarken, etraftan koşar adım katılanların yüzlerinden heyecanları okunabiliyor.

Mitingin birinci teması, Tarihimize Kültürümüze ve Dilimize Sahip Çıkıyoruz. ‘Kürt, Komünist ve kızılbaş’ kimliği ile tarihin değişik evrelerinde baskı ve katliamlara maruz kalmıştır Dersim halkı. Bu 3K formülü sistemin hakim odaklarını rahatsız etmeye devam ediyor ki, şimdi de asimilasyon, yozlaştırma ve yabancılaştırmanın değişik yöntemleri ile yine tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. Bu defa eğitim kurumları (!) kanalı ile beynimiz kuşatılmak isteniyor. Son bir kaç yıldır finansörlüğü cemaatlerden yapıldığı iddia edilen dersane ve özel okullar açılıyor. “Haydar dersanesi, Munzur Koleji, Erenler Okul Öncesi Kreş” gibi okul isimleri ise istismarın daniskası.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 63 - 93 Toplam: 1317
Alevi Haber Ajansı *** Alevilerin Gören Gözü, İşiten Kulağı, Söyleyen Dili ***
Ajans Menü
Hakkımızda
Künye
Yayın İlkeleri
İletişim
Arama
Bağlantılar
Güncel

Yıldırım TÜRKER yazdı: Madımak helalleşmesi

Necdet Saraç’ın kaleme aldığı “Alevilerin Siyasal Tarihi” adlı kitap tüm kitapçılarda

Kitap Önerisi
Webdesign by Webmedie.dk Webdesign by Webmedie.dk